Pozitif Bir Yaşam Sürdürmenin 4 Adımı

olumlama, pozitif yaşam

Pozitif Bir Yaşam Sürdürmenin 4 Adımı

Hepimiz olumlu ve olumsuz arasındaki ayrımı biliyoruz. Beyaz ve siyah, iyi ve kötü, doğru ve yanlış gibi… Bu nedenle iyi ve olumlu bir yaşam sürdürme arzusu insanoğluna her zaman doğal gelmiştir.

Olumlu bir yaşam, belirli bir amaç veya istekten farklıdır. Para, iş, dost, aile gibi belirli bir şeyi istiyorsan bu amacına zor da olsa ulaşabilirsin. Pozitif bir yaşama sahip olmak ise esasında herkesin kolayca ulaşabileceği bir hedeftir.

Bu makale, uygulamaya koyduğunuz taktirde olumsuzluktan kurtulmanıza ve hak ettiğiniz pozitif yaşama başlamanıza yardımcı olacak 4 basit adımdan geçmenize yardımcı olacak.

1. Zihniyetinizin Kontrolünü Elinize Alın

Tepki ve eylemlerimizin çoğunun alışkanlıklarımız tarafından kontrol edildiğini biliyor muydunuz ?

Bir örnek kullanalım:

Her gün çalar saatin veya telefonunuzun sesiyle uyanabilirsiniz ve bu genellikle olumsuz bir reaksiyona neden olabilir. Biraz daha uyumak ister, ne zaman sabah oldu serzenişlerinde bulunabilirsiniz. Çünkü beyniniz erken uyanmayı olumsuz bir davranış olarak kodlamıştır. Ne zaman telefonunuzun alarm sesini veya benzer bir sesi duysak beynimiz otomatik olarak olumsuzluk hisseder.

Sabahları yorgun kalkmak herkesin başına gelebilecek normal bir durumdur. Ancak güne huysuz davranarak başlamak zorunda değilsiniz. Kendinize sorun olmadığını ve bunun ‘normal’ bir tepki olduğunu söylemiş olsanız bile; bu aslında tamamen kendi kafanızda farkına varmadan programladığınız bir davranıştır.

Zihniyetinizi değiştirmek zaman alır, çünkü bu sizin düşünme biçiminizi yeniden oluşturmakla ilgilidir. Fakat yine de basit bir adımdır. İyi haber şu ki, bir sebzeden farklı olarak, biz insanlar düşünebiliyoruz ve düşüncelerimizi değiştirebilmemiz mümkün.

Kendinize günlük olarak belirli şeylere verilen olumsuz tepkilerin normal olduğunu ve bu noktada bilinçsizce verilen tepkilerin sizin kontrolünüz dışında olduklarını söyleyebilirsiniz. Ancak bilinçdışı zihin, kendi kurallarıyla oynayan ikinci bir zihin değildir. Kontrol edebileceğiniz ve yeniden programlayabileceğiniz bir şeydir.

Hem bilinç hem de bilinçaltı, beynimizdeki aynı merkez tarafından yönetilir.

Bu da düşüncelerimizin kontrolünü ele alabileceğimiz ve olumsuz görüşlerimizi değiştirebileceğimiz anlamına gelir.

Çalar saat, bilginizi olsun veya olmasın, zihin yapımızı kontrol edebilen günlük alışkanlıklar veya rutinin bir örneğidir.
Alarmın çalması, günlük sorumluluklarımızın başladığı anlamına gelir. Sorun aslında alarm saati değildir.  Sorun, alarmın çalmasıyla birlikte verdiğimiz tepkilerin, güne huysuz başlamanın fark etmeden zihnimiz tarafından programlanmış olmasıdır.

Olumlu bir tepki ile bu durumlara tepki veren bir zihniyet yaratırsanız, kendinizi günden güne yeniden programlayacaksınız.

Evet, yataktan erken çıkmalısınız. Kendimizin ve ailemizin ihtiyaçlarını karşılamak için her sabah erkenden kalkıp işe gitmek durumunda olduğunuzu öncelikle zihninizi ikna edin.  Alarm saatinin sesini, istemediklerinizi size hatırlatmak yerine, yeni bir günün geldiğini hatırlatması için zihninize kodlayın. Size ait yepyeni bir güne başlıyorsunuz. Güneş bugün sizin için de doğmuş. Bunun şükredilmesi gereken muhteşem bir olay olduğunu idrak etmek gerekir.

2. Olumlu Kelimeler Kullanın

Gerçek olamayacak kadar basit görünse de, olumlu kelimelerin bir listesini ezberleyerek beynimizi olumlu kelimeleri daha sık kullanmaya zorlayabiliriz. Ve bu olumlu kelimeler, daha pozitif bir yaşam sürdürmemize yardımcı olur. Zihniyetimizi yeniden programlayabileceğimiz gibi, kelime bilgimizi de yeniden yazabiliriz. Pozitif kelimeler doğal olarak bize iyi gelecektir ve bakış açımızı değiştirecektir.

Psikologlar, hangi kelimelerin olumlu hangi kelimelerin olumsuz olarak sayıldığını ölçen birtakım araştırmalar yaptılar. Kelimelerin insanın iç dünyası üzerinde çok büyük bir etkiye sahip olduğunu gördüler. Kişisel gelişim uzmanlarının sürekli olarak “olumlama yapmak” tavsiyesinde bulunmasının temelinde de, olumlu kelimelerle kendi kendimize telkinde bulunmak gerçeği yatıyor.

Kelimelerin insan psikolojisi üstüne etkileri sadece psikologlar değil, bilim adamları tarafından da çok defa araştırılmış ve olumlu sözcüklerin mutluluğa neden olduğu saptanırken, olumsuz sözcüklerin ise huzursuzluğa neden olduğu görülmüştür. Japon bilim adamı Masaru Emoto, su molekülleri üzerinde yaptığı bir çalışmada, aynı kaynaktan aldığı suları şişelere doldurmuş. Şişenin birinin üstüne “aşkın yaşam gücü”, diğerine “teşekkür ederim” sonuncusuna ise “seni öldürmek istiyorum” yazmış. Daha sonra su moleküllerinin fotoğrafını çektiğinde ilk iki şişedeki su moleküllerinin kar tanelerini andıran güzel birer şekil aldığını, son şişedeki moleküllerin ise darmadağın olduğunu görmüş.

Su molekülleri üstünde bile bu derece etkili olan kelimelerin, insan psikolojisine etki etmeyeceğini elbette hiç kimse söyleyemez.

Daha olumlu kelimeler kullanmaya başladığınızda, sadece kendi düşünme biçiminizi etkilemez aynı zamanda çevrenizdeki insanları da etkilersiniz.

Olumlu ve mutlu insanların ruh hallerini etraflarındaki diğer insanlara yayma eğiliminde olduklarını hiç fark ettiniz mi? Genellikle bir gülümseme başka bir gülümsemeyle karşılık bulur. Olumlu bir konuşma büyük olasılıkla aynı tonda olumlu bir cevapla karşılanacaktır.

3. Önemli Olanlara Odaklanın

Hayatımız boyunca olumlu ve olumsuz olaylarla karşılaşıyoruz, karşılaşmaya da devam edeceğiz. Olmasını istemediğimiz durum ve olayları engelleyebilmek her zaman elimizde değil fakat bunların bizi nasıl etkileyeceğini, bakış açımızı değiştirerek farklılaştırabiliriz.

Evet! Önemli olanla ilgilenme yeteneği hepimizde var. Fakat geçmişe dönüp baktığınızda önemli olmayan şeyler için enerjinizi nasıl da harcadığınızı göreceksiniz.

Gerçek şu ki, hayattaki her şey umursanacak kadar önemli değildir. İnsanların arkamızdan neler söylediği, neler düşündüğü, sosyal medyada kimin ne paylaştığı veya yorumda bulunduğu hiç de önemli şeyler değildir lakin biz bunlara çoğu zaman takılır kalırız.

Sonuçta hayatımızın her alanında mutlaka kazanacağız, başarılı olacağız, herkesle çok iyi ilişkiler içinde olacağız diye bir şey yok. Kaldı ki bunun için bazen yeteneklerimiz, bazen enerjimiz yetersiz kalacak. O zaman her şeyi kafaya takmaya, önceliklerimiz haricindeki şeylere odaklanmaya gerek de yok.

Önceliklerinizi belirleyin ve onlara odaklanın. Gereksiz amaçlar, değmeyecek insanlar için enerjinizi tüketmeyin.

4. Hayır Demeyi Öğrenin

Bazı insanlar için hayır demek çok zordur. Çünkü karşısındakini hayal kırıklığına uğratmak ya da geri çevirmekten çekinirler. Çoğu insan bir “hayır” kelimesini olumsuz olarak görür. İnsanların unuttuğu şey, her şeye evet diyemeyeceğimizdir. Bir şeye evet dediğimizde bunu gerçekleştirmek mecburiyetinde kalıyoruz. Patronunuz sizden geç saatlere kadar çalışmanızı ve elinizdeki işi bitirmenizi istedi. Onu hayal kırıklığına uğratmak istemediğiniz veya işten çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğiniz ihtimalini düşünerek evet dediniz. Ama asıl önceliğin, o akşam sinemaya gitmeye söz verdiğiniz eşiniz, buluşmak için sözleştiğiniz arkadaşınız, oyun oynamak için söz verdiğiniz yavrunuz olması gerekirken “hayır” diyemediğinizden ötürü kendinizden, ailenizden ve arkadaşlarınızdan ödün vermek zorunda kalıyorsunuz. Halbuki evet/hayır önceliği sevdiklerimiz ve biz olmalıyız.

Herkese, her şeye “evet” diyebilmek harika olurdu elbette ama bu doğru da değil, mümkün de. Konuyla ilgili Jim Carrey’nin “Bay Evet” isimli filmini izlemenizi tavsiye ederim.

Hayır demeyi öğrenmek gerekir.  Gerçekten ne istediğini ve ne istemediğini düşünerek hayır demeyi bilmelisin. Keza her “evet” kendinize veya bir başka sevdiğinize “hayır” demeniz anlamına geliyor.

Pozitif bir yaşam, içimizden başlar ve istisnalar hariç hiçbir şey bir günde değişmez. Düşüncelerinizi (bakış açınızı) değiştirerek, olumlu kelimeler kullanmayı tercih ederek, bizim için önemli olan şeylere odaklanarak ve gerektiğinde “hayır” diyerek pozitif, kendimizle barışık bir hayat sürdürmek tabi ki mümkün. Yeter ki isteyelim ve bu adımları hayata geçirelim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here